Anahtarsız Kilit Afganistan
Dünya da sıcaklar artarken dünya siyaseti daha da ısınmıştır. Özelikle Orta Asya ülkelerinin durumları ve çıkan sorunlar bunu açıkça göstermektedir. Bu sorunların yanında 2001 yılından beridir dünyanın ölüm ve krizler zamanında göz çevirdiği Afganistan milletvekili seçimlerine gitmektedir. Bu seçim Afganistan için yenilenme derken uluslar arası içinde yeni politikalar demektir. Uluslar arası ülkelerin içinde tabii Amerika, İngiltere, Rusya, İran, Çin ve Türkiye içinde öncelikli bir durumdadır.
Amerika, ikinci bir sefer daha Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ile yollara devam ederken, basına sızan Amerikan raporlarında Rus istibaratının [1] adının geçmesi Afganistanda Sovyetlerden bu yana Rusyanın etkisinin devam ettiğini göstermektedir. İngiltere ne kadar ortalıkta adını göstermese de zamanında imparatorluğunun izini devam ettirmekte kararlı gözükmektedir. İran; öncelikli Afganistandaki Şii kesim üzerinde etkisi ile bu seçimlerde çok isim çıkarmaya gayret gösterecektir. Çin, Afganistan ile çok kısa bir sınırı ile kendini Afganistanda bulan Çin özellikle yer altı kaynaklarına aç olan bu ülkeyi burada sessiz bir aktör haline getirmiştir. Türkiye, Afganistan sınırları içinde yaklaşık 10 milyon Türk nüfusunu göz önüne alarak konuşursak Türkiye burada 1992de General Dostum ve Özal yakınlığından beridir Afganistanda kendini göstermektedir.
Afganistan, dünya usluları ile bu seçimde neler olacağı kestirilmemektedir. Çünkü Nato ile çatışma içinde ve bir türlü yok edilemeyen bir Taliban bulunmaktadır. Taliban ise cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi burada da insanların seçim sandıklarına gitmemeleri için onları korkutarak ya da etki altına alarak seçimde kullanılan oyu düşürmeye çalışacaktırlar.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile büyük bir ün kazanıp, isim yapan Abdullah Abdullah bu eylül ayında gerçekleşmesi beklenen milletvekili seçimlerinde kendi adamlarını var gücü ile çalışmaya başlamıştır. Peki Afganistanın etnik yapısını göz önüne alırsak kim ne kadar etkili olabilir tahmin edilebilir fakat burada dış ülke güçlerinin müdahalesini varsaymazsak. Hamit Karzai de parlamentoda kendi adamlarının olmasını isteyecektir o zaman Peştun kesimin kaynak sağlayabileceği bir yer bulunmaktadır. Tajikler cumhurbaşkanlığında olduğu gibi Abdullah Abdullah ile yollarına devam etmektedir. Burada çoğunluğun Şii olduğunu bildiğimiz Hazaralar da yakın olan İran kesimi ile bir şeyler yapmaya gayret göstereceklerdir. Bunları bir yana peki burada 10 milyon Türkün durumu ne olacaktır. Burada Türkiye ekibi gerçekten destek gösterecek mi yoksa Amerikanın baskı ve dediklerine ses çıkarmadan onların yıpranmasına ve parlamento da Ne kadar az yer alırsa o kadar iyi olur! mantığına bürünüp sadece yardımlar ile Türklerin yanında olduğunu mu göstermeye çalışacak? General Dostumun 2008 de Türkiyeye gelmesi ile çıkarılan olumsuz ve yalan haberler Türkiyenin Dostuma eski değerini vermediği kaanatini göstermektedir. Türkiye de iç kesiminde Afganistan Türklerinin lider olarak kabul edip, can verdiği General Dostum için tartışmada olduğunu görebilmekteyiz. Dostumla mı , Dostumsuz mu bir türlü karar verememektedir. Çünkü General Dostum Afganistanın dengesidir, eğer bir aksilik olur da General Dostum olmazsa bu demektir ki on milyona yakın insanı yok demektir.

Afganistan Türklerinin Lideri ve Çünbiş-i Milli İslami Partisinin kurucu ve Lideri olan General Dostum şu dönemlerde Türkiyede nedense kötü olarak gösterilmek istenmektedir. Bunu yaparak TürkHalkındaki General Dostum için duyulan sempatinin azaltılmaya çalışılmaktadır. Bunun yanında Türkiye Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu gittiği 20 temmuzadaki Kabil Konferansında sonra Kuzey Afganistan Cevizcan şehrinde Türk İmar Ekibinin açılışını yapmış ve Cevizcan şehrinin valisi ile görüşmüş fakat aynı şehirde olan General Dostum ile görüşmemiştir. Buda General Dostum ile Türkiye arasından krize neden olmuştur. Bu demektir ki General Dostum, 10 milyona yakın insanı ve Afganistan Türklerinin lideri olan kişi önemsenmemiştir. Bu durum seçimlere hazırlanan Afganistan Türklerini de sıkıntıya sokup kampanyalarını yapamamaya kadar götürmüştür. Bununla Türkiye tarihinde Afganistan Politikasında büyük bir hataya imza atmıştır. Afganistanda bulunan diğer ülkeler bu krizden son derece memnun olacağını düşünebiliriz. Kimse ne güçlü bir General Dostum , ne de bölge de güçlü bir Türkiye görmek isterler. Bu krize sebep olanlar son derece ince çalışmışlardır. Çünkü bu kadar diplomatiği bilen insanlar bunu yaptılarsa, bu işin içinde bit yeniği vardır. Böyle bir kriz Afganistan Türklerinin seçim sürecinde sıkıntıya sokup kendilerini tanıtmaya çalışırken de büyük sıkıntılara sebep olmaktadır. Ayrıca bu krizinden hemen sonrasında Türkiyenin Afganistanda tek Afganistan Türklerinin lehinde çalışan bir televizyon kanalı olan Ayna Tvyi Türksat uydusundan dünyaya yayınını kapattırmıştır. Evet , Türkiye Afganistan Türklerinin sesini kesip, düşünce özgürlüğünü yayına kapatmıştır.
Türkiye Dış İşlerindeki ve Türkiyenin Afganistan bölgesinde olan elçisi, istihbarat birimleri bu krizi derhal gidermeli , özür dilenmeli ve Ayna Tv tekrar yayına açılmalıdır. Çünkü Özal zamanından gelen bu yakınlık bu dostluğu sıkıntıya sokmuştur. Bu kriz ne Türkiyeye fayda sağlayacak ne Afganistan Türklerine, bundan dolayı Türkiye olayı derhal ele alıp çözmelidir. Gerekirse Davutoğlu tekrar Afganistana gitmeli ve General Dostum ile görüşme yapmalıdır. Dostluk tekrar eski haline gelmeli ve daha öteye götürülmelidir. Çünkü Afganistan Türklerinin kaderi bu görüşmelere bağlıdır. Afganistan Türklerinin kaderi demek, şu kargaşalarda en demokratik etkinlikleri Afganistan Tarihinde gerçekleştiren insanların kaderi demektir.
Alper Çimen Keskin / GünTürk
Uluslar arası İlişkiler Araştırmacısı